Cumartesi , Ocak 20 2018
En son eklenenler
گیاهی ترین گیاهی ترین AnzanDigital فروشگاه
Ana Sayfa / Efendi Hazretleri / Efendi Hazretlerimizin Eserleri

Efendi Hazretlerimizin Eserleri

Tasavvuf literatüründe zahir ve batın ilmine sahip olan şeyhlere “zü’l-cenaheyn/çift kanatlı”denir. Halidi şeyhleri diğer tekkelerin mürşitlerinden ayıran en temel özellikte bu yönleridir. Diğer tekkelerde zaman zaman zü’l-cenaheyn mürşitler irşad makamına otururken Halidi Şeyhlerin neredeyse tamamı “zü’l-cenaheyn”dir.
Mahmud Efendi bu geleneğin muasır örneğidir. Bu yüzden Onun irşat faaliyetleri kadar tedris ve telif çalışmaları da dikkate alınmalıdır. Telif ettiği eserlerin bir kısmı bizzat kendi kaleminden çıkarken bir kısmı da öğrencilerinin Onun ders ve sohbetlerinden derledikleri notlardan oluşmaktadır.

1. Ruhu’l-Furkan

Mahmud Efendi’nin en hacimli eseri, Ruhu’l-Furkan adlı natamam tefsirdir. Tefsir “rivayet” tarzına daha yakındır. Fakat eserde yer yer “işari” manalara da rastlanmaktadır. Ruhu’l-Furkan, içerisinde fıkhi meseleleri barındırması cihetiyle “ahkam tefsiri” özelliğini de taşımaktadır.

Tefsirde önce ayetlerin kelime anlamları verilmekte, sonra mealleri, ardından da tefsirleri yapılmaktadır.

Ruhu’l-Furkan’da fıkıh, kelam, tasavvuf gibi temel İslami disiplinlerle alakalı meselelerin derinlemesine tahlil edilmesi, Mahmud Efendi’nin İslami ilimlerdeki derinliğini ortaya koyması açısından ayrıca önemlidir.

Mahmud Efendi tefsirinin mukaddimesinde niçin böyle bir çalışmaya başladığını açıklarken şunları söylemektedir: “Kur’an-ı Azimu’ş-şan’ın manasının kelime kelime anlaşılmasına çok hevesli olduğumuz sohbetlerimize iştirak eden kardeşlerimiz tarafından yakinen bilinmektedir.

Nice büyük alimler, Kur’an-ı Kerim’i Türkçe tefsir ederek, bu büyük kitabın manasını anlama hususunda milletimizin ihtiyaçlarını karşılamışlardır. Bu yüzden ziyade aciz olan bu kardeşiniz böyle büyük bir işe girişmeyi bu zamana kadar düşünmüş dahi değildi. Ancak hicri 1407 senesi şaban ayının Beraat gecesinde Ravza-i Mutahhara’da bulunduğumuz sırada Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem tarafından vaki olan manevi bir işaretle, bu mühim işe başladık ve yukarıda geçtiği gibi kelime-kelime mana verilmesine ziyade ihtimam göstererek yola çıktık.”

Tefsir yazımının tedris ve irşat faaliyetleri ile birlikte yürütüleceğini, bu yüzden eserin tamamlanmasının uzun bir zaman alacağını söyleyen müellif, okurlarından bu özrünün kabulünü istirham eder.

Halen yazımı devam eden tefsirin 2006 yılı itibariyle 11. cildi basılmıştır. Son ciltte En’am Suresi’nin tefsir edildiği dikkate alındığında eserin 30 cildi aşacağı kuvvetle muhtemeldir.

2. Risale-i Kudsiyye Şerh ve Tercümesi

Risale-i Kudsiyye, İsmet Efendi Tekkesi’nin kurucusu Mustafa İsmet Efendi tarafından kaleme alınan manzum bir eserdir. Eserde Nakşibendiyye-Halidiyye tarikatının zikir usulleri, prensip ve kaideleri anlatılmakta, İslam Akaidi ile alakalı temel meseleler işlenmektedir. Sufi bir cemaatin bilmesi gereken konuları hikmetli bir dille anlatan eser, İsmet Efendi’den sonra gelen Tekke’nin şeyhleri tarafından müracaat kaynağı olarak görülmüştür.
Mahmud Efendi, her sohbetinde Risale-i Kudsiyye’den bir dörtlük okur ve şerh eder. Öğrencileri O’nun bu açıklamalarını yazıya aktarıp 3 cilt halinde Risale-i Kudsiyye Şerh ve Tercümesi başlığıyla basmışlardır. Nakşibendiyye-Haliddiyye tarikatıyla alakalı temel meselelerin ayrıntılı bir şekilde işlendiği bu eser farklı isimler altında birkaç defa tab’ edilmiştir.

3. Sohbetler

Mahmud Efendi, İmam-Hatip olarak görev yaptığı İsmailağa Camii başta olmak üzere birçok camide vaaz etmiştir. Pazar günleri sabah namazından sonra Sultan Selim Camii’nde yaptığı sohbetler ise irşad tarihinde ayrı bir yere sahiptir. Sohbetler, sabah namazından sonra olmasına rağmen cami erken saatlerde dolar geç kalanlar vaazı çevredeki camilerden dinlerlerdi.

Misafir hocaefendilerin okuduğu aşırların tefsir edildiği sohbetler işrak vaktine kadar devam ederdi. Sohbetlerde öğrencilerin aldığı notlar 1995 yılından itibaren kitaplaştırılmaya başlandı. 3 yılda hacimli 4 ciltlik bir eser ortaya çıktı. 1998 yılında sona eren sohbetler Hocaefendi’nin rahatsızlığından dolayı bir daha başlayamadı.
Konuların vaaz üslubunda ve sade bir dille işlendiği “Sohbetler” kitabı İslami disiplinlerin kompozisyonundan ibarettir.

Hakkında hace

Bu yazı da ilginizi çekebilir.

Sarık ve Sakalın Önemi

Efendi Hazretlerinin hafızlık hocası Mehmet Rüştü Aşıkkutlu Hocaefendi, talebesi hakkında bakı ne buyuruyor: “Mahmud Efendi …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.