Salı , Ekim 22 2019
En son eklenenler
گیاهی ترین گیاهی ترین AnzanDigital فروشگاه
Ana Sayfa / Tesettür ve Kadın / İSLAMDA KADINLARLA MUSAFAHANIN (TOKALAŞMANIN) HÜKMÜ

İSLAMDA KADINLARLA MUSAFAHANIN (TOKALAŞMANIN) HÜKMÜ

İSLAMDA MAHREMİN OLMAYAN KADINLARLA MUSAFAHA TOKALAŞMAK HARAMDIR.

KADINLA ERKEK TENHADA BAŞBAŞA KALMASI HARAMDIR.

 

Cihanın selameti veya fesadı, cemiyetteki kadın ve erkeklerin aralarındaki münasebetlerin normal veya anormal oluşlarına bağlıdır.
Kadın ve erkek münasebetleri ne nisbette meşru bir şekilde seyrediyorsa, cemiyet de o nisbette sağlam bir cemiyet demektir. Münasebetler meşruiyyetini kaybettikçecemiyet tabii bir çöküntünün, korkunç bir ahlak buhranının içine yuvarlanıyor demektir.

Böyle cemiyetler dünyamız ve ahiretimiz için kötü akıbetler hazırlamaktan öteye geçemezler. İşte İslam dini, cemiyetlerin ve fertlerin faziletli olmalarını temin için kadın erkek münasebetlerini ayarlayan hükümler vazetmiştir.

Maddi medeniyet ve tekniğin çok ilerlediği asrımızda insanlığın kendini anlayamaması saadetini temin hususunda üzerine çöken kapkara bulutları dağıtıp gerçeğe ulaşamaması ne kadar hazini Halbuki Kuran-ı Kerim her seviyedeki insanın dahi anlayabileceği en beliğ ifadeyle, en açık bir lisanla, Allah lisaniyle haykırıyor. Gerçek saadete doğru çağırıyor. Sadetin, Allah’a (C.C.) ve Resulüne (S.A.V) itaatte olduğunu söylüyor.

İnsanlığın saadeti için Cenab-ı Hak, kadın ve erkeğe bazı mükellefiyetler yüklemiştir. Ezcümle: Kadın, kendisini yabancı sayılan erkeklerden gizleyecek, bunu temin için en uygun şekilde örtünecek, erkek de yabancı kadına karşı gözlerini indirip ona bakmayacaktır.

İslamda zina haram olduğu gibi, zinaya imkan hazırlayan her türlü gelişmeler, hal ve hareketler de haramdır.

Zina bütün semavi dinlerde haram olduğundan helal olmasını temenni bile küfürdür. Zina gibi kötü bir fiilin irtikap edilmemesi ancak, zinadan evvelki kötü hal ve hareketlerin bertaraf edilmesi, yani toptan yasak edilmesiyle kabildir.

Göz göze gelmeler, bilhassa tokalaşmalar,

lüzumsuz konuşmalar, tenhada başbaşa kalmalar,

cazip kıyafetler, dar elbiseler,

tahrik edici jestler, mimikler,

konuşmada ses tonları ve ahenkleri her birer davettir.

İşte islam neticesi kötü olan her şeyi, o neticeyi hazırlayan sebepleri ile beraber toptan haram kılmakla yüceliğini kör gözlere dahi göstermiştir.

Biz burada 20.ci asrın, medeniyet nişanesi diye kabul ettiği, aslında, cemiyet için (fuhşa, imkan hazırlayan bir şey olduğundan) tedenniyat (gerilik) nişanesi olan kadınlarla erkeklerin musafahası üzerinde duracağız.

Soru : İslamda kadın ve erkeklerin musafahası varmıdır?
Cevap:Kati’yyen yoktur ve böyle bir hareket islamiyette haramdır.

Soru : Niçin haramdır?
Cevap : Fuhşa imkan hazırladığı ve Hz. Peygamber (S.A) menettiği için. Çünkü kadın hilkaten celbedicidir ve musafaha gibi hareketler de şehveti tahrik edicidir. Bunun için dir ki, Kuran-ı Kerim, açılmanın şiddetle aleyhinde bulunmuş, örtünmenin de üzerinde durmuştur. bu husustaki ayetlerden bazıları :

” Ey Nebiy-yi zişan, sen zevcelerine, kızlarına ve diğer mü’minlerin kadınlarına dış elbiselerinden üstlerine giymelerini söyle. Bu hal onların tanınıp eza edilmemelerine daha uygundur.” (Ahzab süresi :59)

“( Ya Muhammed, S.A.) Mü’mine kadınlara söyle: Gözlerini (haramdan) sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. Ziynetlerini (ziynet mahallerini) açmasınlar. Bunlardan görünen kısmı müstesna. Başörtülerini, yakalarının, göğüslerinin üstüne (kapayacak şekilde) koysunlar.” (nur süresi : 31)

“(Müslüman kadınları) gizleyecekleri ziynetleri bilinsin diye ayaklarını da (yer sert) vurmasınlar. Hepiniz Allah’a tevbe edin, ey müminler. Tak ki korktuğunuzdan emin, umduğunuza nail olasınız.” (Nur Süresi, 31 ayetin devamı)

“(vekar ile) evlerinizde oturun. Evvelki cahiliyyet (devri kadınlarının kırıla döküle, süslerini göstere göstere) yürüyüşü gibi yürümeyin.” (Ahzab Suresi : 33)

Bu İlahi emirlerinden sonra kadın ve erkek münasebetleri İslamiyette son şeklini almış ve cahiliyyet-i ula denilen Hz. Peygamber’den (S.A.) evvelki gayri meşru davranışlar kaldırılmış oluyordu.

O halde, bugün ilerici geçinen, fakat yaşayışta Hz. Peygamber’den evvelki kapkara cehalet devrini taklitten ileri geçmeyenlere geriye dönüşleri icabı rahatça gerici dersek her halde isabet etmiş oluruz.

Asrımızda çok yaygın hale gelen kadın-erkek musafahası hususuna gelince; hep beraber bu konuda Hz. Peygamber’in (S.A.) davranışlarını tetkik edelim ve bu husustaki sözlerini denleyelim.

Kainatın efendisi Yüce Peygamber’imiz (S.A) kendisine biat eden Müslüman kadınlaradn hiç birisine elini öptürmemiş ve hiç birisiyle de toka etmemiştir. Bu hakikat tarihen sabittir. Efendimiz (S.A.) şöyle buyurmuştur:

“Her kim yabancı  olan  bir kadınla tokalaşırsa kıyamet gününde onun avuçlarına ateş konur.”

“Elin zinası, el teması (tokalaşma) dır.”

“Birinizin başına demirden bir şişin (beyni dağıtacak şekilde) vurulması onun kendisine helal olmayan bir kadınla tokalaşmasından daha hayırlıdır.”

İmam Ahmet, Nesei, İbn Mace, Tirmizi ve gayrileri Refika Kızı Ümeyye’den rivayet ettiler. Resulüllah’a gitmiştim. O bize Kuran Ayetlerinden okumaya başladı. Sonunda, Ya Resulüllah, (S.A) Allah ve Resulü bize bizden daha merhametli ve şefkatlidir. O halde bizimle müsafaha (tokalaşma) yapamazmısınız?
şöyle cevap verdi :

“Ben kadınlarla tokalaşmam, yüz kadına olan konuşmam ne ise bir kadına da aynıdır.”

Yabancı kadınla tenhada başbaşa kalmak hususunda da Peygamber’imiz (S.A) şöyle buyurmuştur:

“Yabancı kadınla tenhada başbaşa kalmaktan sakın. Nefsim Yed-i kudretinde olan Allah’a yemin ederim ki, o kadınla erkeğin arasına şeytan girer.”

Bütün bu hadis-i şerifler bize açıkça gösteriyor ki, Hz. Peygamber (S.A.) kadınlarla tokalaşmamıştır. Yabancı kadınlarla tokalaşmayı ve tenhada başbaşa kalmayı da haram kılmıştır.

Basit bir tokalaşmanın ve bir tenhada başbaşa kalmanın bazen nelere müncer olduğunu düşünmeyen, Allah ve Rasulünn (S.A.) emir ve tavsiyelerindeki hikmetlere akıl erdirmeyen, razı olamayanlara sözümüz yok. fakat bu hakikatlari gördükten ve duyduktan sonra yine tatbiki cihetine yönelmeyen Müslüman kadın ve erkeklerine söyleyecek sözümüz pek çok. Allah hepimizi samimi müslüman eylesin. Amin.

kaynak : Mürşid-i Müteehhilin evlilere rehber

Hakkında hace

Bu yazı da ilginizi çekebilir.

Keriman Halis Ece Neden Dünya Güzeli Seçilmişti Biliyor Musunuz ?

Hâlid Turhan Bey Hatıraları’nda Keriman Hâlis Ece’nin dünyâ güzeli seçilmesini şu şekilde anlatıyor: 1932 senesinde …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.